İnsülin direnci, hücrelerin insüline karşı normalden daha az yanıt vermesi durumudur ve Tip 2 diyabet, metabolik sendrom gibi durumların zemininde yer alır. Beslenme yaklaşımlarına ilişkin güncel kanıtları özetliyorum.
İnsülin direnci; kas, yağ dokusu ve karaciğer gibi dokularda hücrelerin insüline karşı yanıtının azalması durumunu ifade eder ve bu durum, kan şekerini dengelemek için pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açabilir. Klinik ve araştırma ortamlarında HOMA-IR (Homeostasis Model Assessment of Insulin Resistance) indeksi yaygın olarak kullanılmaktadır.
2025 yılında Frontiers in Nutrition'da yayımlanan bir sistematik derleme ve meta-analiz, diyabeti olmayan yetişkinlerde düşük glisemik indeksli (LoGI) diyetlerin, yüksek glisemik indeksli diyetlerle karşılaştırıldığında HOMA-IR skorlarını daha fazla düşürdüğünü bildirmektedir.
DASH (Dietary Approaches to Stop Hypertension) beslenme deseni üzerine yapılan bir sistematik derleme ve meta-analiz, bu beslenme düzeninin kilo kaybından bağımsız olarak insülin sensitivitesinde iyileşme ile ilişkili olabileceğini bildirmektedir; ancak yazarlar, uzun dönemli etkiler için ek prospektif çalışmaların gerekli olduğunu belirtmektedir.
İnsülin direnci şüphesi veya tanısı olan danışanlarımda; karbonhidrat kalitesi (glisemik indeks ve yük), lif alımı, öğün sıklığı ve fiziksel aktiviteyi birlikte değerlendiren, bireyselleştirilmiş bir plan oluşturuyorum. Tanı ve laboratuvar takibi her zaman ilgili hekimle birlikte yürütülmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. İnsülin direnci şüphesi için hekiminize danışın.