Ekmek, makarna ve unlu mamullerde "tam buğday" tercihi neden öneriliyor? Büyük ölçekli meta-analiz verilerine dayanarak açıklıyorum.
Tam tahıllar; kepek, rüşeym ve endosperm katmanlarının tamamını içerir ve bu nedenle lif, B grubu vitaminler, mineraller ve fitokimyasallar bakımından rafine (beyaz) una göre daha zengindir. Beyaz un üretiminde kepek ve rüşeym ayrıştırılır, bu da lif ve mikro besin içeriğinin önemli ölçüde azalmasına yol açar.
Aune ve arkadaşlarının BMJ'de yayımlanan geniş kapsamlı doz-yanıt meta-analizi, tam tahıl tüketiminin artmasının koroner kalp hastalığı, kardiyovasküler hastalık, toplam kanser ve tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde anlamlı azalmalarla ilişkili olduğunu bildirmektedir. Günlük 90 gram tam tahıl tüketiminin, hiç tüketmeyen veya çok az tüketenlerle karşılaştırıldığında bu risklerde belirgin düşüşlerle ilişkili olduğu rapor edilmiştir.
Rafine un ürünleri genellikle daha yüksek glisemik indekse sahiptir ve kan şekerinde daha hızlı yükselmelere yol açabilir; tam tahıllardaki lif içeriği ise sindirimi yavaşlatarak daha dengeli bir glisemik yanıt sağlamaya yardımcı olabilir.
Danışanlarıma unlu mamullerde tam tahıllı seçenekleri önceliklendirmelerini öneriyorum; ancak bu geçişin birden, aşırı lif alımına bağlı sindirim rahatsızlığı yaşamadan, kademeli yapılmasını tavsiye ediyorum. Çölyak hastalığı veya buğday alerjisi olan danışanlar için farklı bir değerlendirme gereklidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Çölyak hastalığı, buğday alerjisi veya diyabet gibi durumlarda bireysel değerlendirme için hekiminize/diyetisyeninize danışın.